top of page


OKUNDUĞU GİBİ
Bilenin Bilmeyene Borcu Vardır

Yıllar içinde biriktirdiğim bilgileri sunmak için kurduğum kişisel site. Okunduğu Gibi platformuna hoş geldiniz. Sitemde size sunduklarıma göz atın. Okunduğu Gibi yeni şeyler öğrenmek isteyenler için bir ortam.
Ara


Kaygımızın Gerçek Adı: Ontolojik Duyunun Bastırılması ve Türkiye’de Anlam Arayışı
Bu yazı, Rollo May’in “ontolojik duyunun bastırılması” kavramı üzerinden Türkiye’deki varoluşsal kaygıyı tartışıyor. Ölüm, özgürlük, sorumluluk ve anlam üretme zorunluluğuyla yüzleşmek yerine dinî ya da kültürel kalıplara sığınmanın kaygıyı çözmediği, yalnızca bastırdığı savunuluyor. Bastırılan ontolojik kaygı kimlik kaybına, içsel boşluğa ve adını koyamadığımız psikolojik sorunlara yol açıyor. Çözüm ise kaygıyı yok etmek değil, bilinçli biçimde taşımak.
Okunduğu Gibi
12 Şub4 dakikada okunur


Bir Miti Yeniden Okumak: Mesnevî, İktidar ve Acının Meşrulaştırılması
Bu yazı, Mevlânâ’nın Padişah ile Cariye hikâyesini Rollo May’in mit ve psikoterapi yaklaşımından esinlenerek eleştirel biçimde inceliyor. 13. yüzyılın siyasal ve toplumsal koşullarında ortaya çıkan bu anlatının, adaletsizlik ve acıyı “hikmet” kavramı üzerinden nasıl anlamlandırdığını tartışıyor. Metin, tarihsel bağlamı gözeterek bu mitin bir hayatta kalma stratejisi olduğunu kabul ederken, günümüzde aynı zihniyetin sorgulanmadan sürdürülmesini problemli buluyor.
Okunduğu Gibi
30 Oca9 dakikada okunur


Rollo May Freedom and Destiny (Özgürlük ve Verili Yaşam Örüntüsü) Ölüm: Fanilik, İnkâr ve Anlam Arayışı 6
Rollo May’in “destiny / verili yaşam örüntüsü” kavramı bu yazıda ölüm gerçeğiyle kesişiyor. Ölüm bilincinin hem kaygı hem de yaratma itkisi olduğunu, dinî ölümsüzlük vaatlerinin ise bu acıya karşı toplumsal bir savunma olduğunu tartışıyorum. Faniliği ve incinebilirliği kabul etmenin, kendimizi kandırmaktan ve yenilmezlik fantezisinden vazgeçip, sınırlı imkânlarımızla anlam ve eser yaratmanın tek yolu olduğunu savunuyorum.
Okunduğu Gibi
8 Ara 202511 dakikada okunur


Kendinle Yüzleşmek Neden Bu Kadar Zor?
Son iki ayda hızlı değişim isteğiyle yola çıktım ama hayatın gerçekçi olmayan beklentilerimi yüzüme çarptığını gördüm. Asıl mesele dünyanın değil, benim değişmem gerektiği. İç sesim bana ihtiyaçlarımı hatırlatıyor ama onu bastırdıkça kendimle bağım kopuyor. Çocukluktan gelen deneyimler duygularımı yönetmeyi zorlaştırıyor. Değişim, bu sesi düşman görmeden, duygularımı fark edip onlarla temas kurmakla mümkün.
Okunduğu Gibi
5 Eyl 20253 dakikada okunur


Toplum Hasta, Peki Terapisti Kim?
Bu yazı, insanın evrimsel geçmişiyle modern kültür arasındaki uyumsuzluğu ele alıyor. Bireysel sorunların toplumsal düzeydeki yansımalarını tartışıyor; ölüm korkusu, yalnızlık, özgürlük, anlam arayışı gibi varoluşsal temaların toplumu da etkilediğini savunuyor. Toplumların da bireyler gibi "terapiye" ihtiyaç duyabileceğini, ortak bir amaç ve anlam etrafında birleşmeden sağlıklı bir yapı kurulamayacağını vurguluyor.
Okunduğu Gibi
15 Haz 20256 dakikada okunur
İLETIŞIM
https://www.youtube.com/channel/UCMHnYZkm7-WaDQrzAvLMS9A?view_as=subscriber
(+90) 212 234 56 78
bottom of page


















